|
Nart Tlepş
Nart
Tlepş Nartların en ulularındandır. Nart halkının tüm araç ve
gereçlerini yapmak, yeni buluşları ile halkın yaşamını
kolaylaştırmak onun görevleri arasındadır. Her türlü madeni
işleyip olağanüstü güzellikte araçlar yapar. Maden çağı
uygarlığı aşamasının ve Nart toplumunun yeni buluşlarının
simgesidir.
Halkın
gözünde çok güçlüdür. Ünlü Seteney Guaşe ile kimi zaman
yardımlaşarak, toplumsal sorunları çözerler. Kimi zamanda
birbirlerine ters düşerler. Setney Guaşe kızgın taş
parçasını Tlepş'e kırdırarak Sosrikua'nın doğmasını sağlar.
Sosrikua'yı maşası ile suya daldırarak çelikleştiren yine
Nart Tlepş'tir.
Sosrikua'nın bir kahramana yaraşır biçimde eğitilmesini,
silah kullanmasını öğrenmesini Seteney'in önerisi üzerine
yine Nart Tlepş üstlenir. Bu manevi çocuğunun silah kullanma
çağına geldiğini anlayan Seteney, Tlepş'e sihirli silahlar
ısmarlar. Kahramanımız bu yönü ile Grek Mitolojisinin topal
ve çirkin tanrısı, ateş ve demircilerin piri Hephaistos'u
anımsatır. Akhilleus Troya savaşlarına giderken annesi
Thetis Hephaistos'a giderek oğlu için efsunlu silahlar
yapmasını ister.
Topal
Hephaistos tanrıçaların en güzeli Aphrodite ile evlidir.
Gerçi Tlepş ile Seteney Guaşe'nin evli oldukları pek
anlatılmaz, ancak ilişkileri adı geçen Grek tanrılarını
anımsatmaktadır. Bu benzerliğe karşın Tlepş'in tüm buluşları
toplumun yararınadır. Hephaistos ise devamlı kin güden ve
kötülük düşünen bir tanrı olarak tanımlanır. Buluşlarını
kendisi ile alay eden, kendisini küçümseyen diğer tanrılar
aleyhine kullanır. Hatta topal olduğu için oğlundan utanan
annesi tanrıça Hera bile onun şerrinden kurtulamaz. Topal
tanrı, içine zincirler sakladığı bir taht yaparak annesine
götürür. Hera tahta oturunca zincirlerle bağlanır ve bir
daha kurtulamaz. Kısacası topal ve çirkin oluşundan aşağılık
duygusuna kapılmış olan Hephaistos kötülük yapmaktan
kendisini alamayan bir mitoloji kahramanıdır.
Oysa
Tlepş güçlüdür, cesurdur. Tarım araçlarından döküm
araçlarına, silah yapımına kadar tüm uygarlık
gereksinimlerini toplum yararına yapar. Buluşlarında en
yakın danışmanı ve yardımcısı Seteney'dir. Abazin Halk
Destanlarından Türkçeleştirdiğimiz aşağıdaki text bunun en
güzel örneğidir.
"Nartlar
güçlü ve insanüstü ırktı. Sert mizaçlı idiler. Büyük bir
halk idi Nartlar... Çok güçlü atları vardı, alp (mitolojik
olaylarda geçen, dağlara uçarak çıkan kanatlı at türü)
soyundan gelen. Toplumsal düzenleri vardı. Sorunlarını
yaşadıkları Guım (kuma) ırmağı kıyısında toplanan kurultayda
çözümlerlerdi.
Evlenmiş, çok güzel ve akıllı bir kadın yaşardı aralarında.
Seteney guaşe bilge idi, O nartların her derdine derman
olurdu, felaketlerde, kıtlık yollarında, savaşlarda halkına
yol gösterirdi, başı derde düşen ona koşardı.
O
çağlarda nartlar çok yaşarlardı; ikiyüz, üçyüz yıl kadar...
Uzun yaşamlı olurd Nart halkının bireyleri... Bu uzun
yaşamlı halkın arasında Seteney'in belli bir yeri vardı.
Aynı çağlarda Nartlar'ın demirci ustası tlepş de
yaşamaktaydı. Seteney sık sık Tlepş'in dökümhanesine
giderdi, "Örsü taştan, çekicide ağaçtan oldğu için
yoruluyor" diye üzülürdü. Bir gün "Tlepş'in örsü ve çekici
demirden olsa bu kadar yorulmazdı" diye düşünen akıllı kadın
bir ağaç parçasını yontarak bir takım örs ve çekiç maketi
yapar, çekiç maketinin tam ortasını delerek sap takılacak
yeride belirtir. Onuru kırılmasın diye Tlepş'e söylemez,
gizlice gidip yaptığı maketleri dökümhanenin penceresinden
içeriye bırakır. sabah olup Tlepş iş yerini açtığında ağaç
maketlere bakar bir süre, nerden geldiğini anlayamaz. ancak
bunların örs ve çekiç modeli olduğunu kavrar hemen. "Bu örs
olmalı, bu da yanılmıyorsam çekiç" diye söylenir kendi
kendine...Önce örsü döker demirden, sonra çekici
şekillendirir makete uygun biçimde... Ortasına açtığı
delikten de sap takar. Böylece Tlepş'in takımı tamamlanmış
olur. Ama çalışırken yine zorluk çeker. Ateşten aldığı
kızgın demir parçaları ellerini yakmaktadır. Bir tutacak
yapmak gelmez aklına. O güne dek bir akıllı çıkıp da bir
kerpeden veya maşa yapmayı düşünmemiştir henüz.
Dökümhaneye sık sık uğrayan Seteney durumu izler bir süre,
fakat bir yolunu bulamaz, ne yapsa da Tlepş'in ellerini
yanmaktan kurtarsa?...
Derken
birgün, Seteney suya giderken yolda iki küçük yılan yavrusu
görür. Yılancıklar boyunlarını birbirinin üzerinden
geçirmiş, uyumakta... Sarmaş dolaş yatan yılanlara bakarken
Seteney'in aklına bir fikir gelir, bir dal parçasına taktığı
yılanları, şekilleri bozulmadan Tlepş'e götürür: "Tlepş,
Tlepş ilginç, çok ilginç bir şey buldum. Örsün çekicin
tamam, bunun gibi demirden bir şey yapda ellerin yanmaktan
kurtulsun.."
Tlepş
boyunlarındanbirbirine çakılmış yılan ölülerine bakar, bakar
da onların biçimlerini erimiş demirden biçimlendirir. Maşa
veya kerpetenin bulunuşu böylece seteney'in parlak
zekasından doğar.
Kahramanımız yararlı buluşları, gücü, haksızlıklara baş
kaldırışı ile günümüze dek çeşitli ozanların ve yazarların
esin kaynağı olmuştur. Ömer Seyfettin'in "Diyet" öyküsündeki
demirci kahramanından, Yaşar Kemal'in "Ağrı Dağı
Efsanesi"ndeki Demirci Hüsso'ya değin çeşitli yazarlarca
işlenen demirci motifi Nart Tlepş ve Greklerin Topal
Hephaistos'unun edebiyata yansıması biçimidir bizce... |